Ocak 29, 2012

clocks

gecikme telaşı fonunda, sessizlik bahşeden karanlık vardı.

"lights go out and i can't be seen"

ben bu şarkıyı çok seviyordum, onda da hüzün vardı. sonra "insan yanılgıdır" dedi birileri, iç gıdıklayıcı sesleri karanlığa gömdüler. nereye doğru koşmam gerektiğini unuttum. sonra bir şeylerin neden gerektiğini anlamaya çalışırken,
kaos, zamanın en mahrem köşesinde yerini aldı.

oyunu sahnenin en önünden izleyemedik, sahne arkası telaşıyla geçecek galiba ömrümüz. söylenmemiş sözleri bırak, içi doldurulmayan binlerce hissim bakire kalacak yoksa. lafı kendime geçiremiyorum, düzene geçireyim... ne isterler ki zaten... sevgi sürüklemesin bari ölüme. zira insanın bir amacı kalmayınca kış güneşini göremezmiş. oysa hala güneşin doğduğunu, neyse.
tüm bunlar, dünyanın zulmünü, zavallı tanrıları yıkabilir. zavallı tanrı mı olurmuş? bazen aynaları kırarlar. galiba onlar da kırmışlar. insan yanılgıymış hem.

olmak istediğim, ölmek istediğim yer; tam olarak yanıydı.
önce ışığı açtı,
sonra hüznü dağıttı.

artık akıntının yönüne değil, tersine yüzebilirim.

ben galiba seviyorum seni.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder