"gece çok acayip olaylara gebe. bakırköy'de mental dengesini kaybetmiş 6 genç ve 4 duvar."
hatırlatırım olur olmaz, kafa açmakta üstüme tanımadığım günlerin sonunda. 4 gün 4 gece beklediğimiz insanların hatrına lan! bir saçmaladık ki sormayın... anlattıklarımız birbirine karışmış, ah ne güzel! zevkli paranoyalar! kınıyorum seni, çünkü yaptığın suç! off bana bir şeyler oluyor... kırıyorum hepsini, birer birer... gece uzun! uyuyamayacağını söyleyenlere inat çekilir bir duman. kimse umrumda bile değil. 1 km yolu, tır şoförü edasıyla, alnımdan terler aka aka yürüyebilirim ne de olsa!
- mado'nun önündeyim
- geldik biz
- yoksunuz
- nerdeyiz lan biz?
gülüşünü alıp tablo yapacağını düşündüğünüz birisi, sabahlara kadar karşınızda gülerse; ne varsa geçmişe, 7 dakikada atabiliyorsunuz. deliler gibi "kanka" marka şarabı aramaya kalkarken, kendinizi bir kamyonun tekerleğine tutulmuş halde buluyorsanız, o işte bir iş var demektir. güldüren bir iş. yarın dilerim nutellam elimde, şirin bir eve doğru giderim, mantardan evler, tarçın koksun ama lan! şarkı bitti, kafam açıldı. ha bak, diler miyim devamı olsun mu diye;
lan biriniz penguen gibi yürüyor, biriniz "ay ben gülerim" ifadesiyle bakıyor gözüme, biriniz şarkıya başlıyor-bitirmiyor, biriniz,,,
neyse! velhasıl... ardına hazırlanan methiyeler uzun olduğundan kısasından, düşes bir not düşeyim; "güldüren bir iş; deliriş!"
ben ne zamandır ünlem işaretini bu denli kullanmaya başladım, pöff!
- muraaat! ses ver...
...orda mısın?
(!)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder